Petrol üreticisi bir pegli ülke daha tarihe karıştı. Nijerya’dan sonra Afrika’nın en büyük ikinci petrol üreticisi olan Angola, para birimi Kwanza’daki Peg’i kaldırdı. Nisan 2016’dan bu yana dolar karşısında Kwanza’yı 166 seviyesinde sabit tutuyordu. (Ocak 2016’da para birimini %13 devalüe etmişti.) Bununla birlikte resmi ve karaborsada para birimi arasındaki önemli bir derecede fark bulunmaktaydı. Para birimi karaborsa da 430 civarında seyrediyordu.

Kwanza şimdilerde 186 seviyelerinde seyrediyor. Karaborsadaki seviyesi dikkate alındığında hala değerli olduğu görülüyor. Dolayısıyla para biriminde daha fazla zayıflama görmemiz muhtemel.

Merkez Bankası peg i kaldırmasıyla birlikte döviz kurunun ihalelerle belirleneceğini belirtti. Peg’in kaldırılmasıyla birlikte bir döviz kuru bandına geçen ülke borçlarını da yeniden yapılandırmayı amaçlıyor.

Peg’in kaldırması ise döviz sıkıntısı çeken ülkenin azalan rezervlerini destekleyebilecek bir unsur. 2014 yılı sonunda USD 28 milyar civarında olan döviz rezervleri 2017 yılı sonunda USD 14 milyara gerilemiş durumda.

Peg’in kaldırılmasıyla birlikte yaklaşık %12 değer kaybeden Kwanza’nın etkisiyle enflasyon üzerinde yukarı yönlü baskı görmemiz muhtemel gözükmekte. 2016 yılını on yıldan fazla sürenin en yüksek seviyesi olan %42’ten kapayan ülkenin yıllık enflasyonu, 2017 yılında %27’lere kadar gevşedi. Enflasyondaki yüksek seviyeler nedeniyle Merkez Bankası sıkılaştırıcı adımını en son Kasım ayında politika faizini 200 baz puan artırıp %18’e çekerek yapmıştı.

Ülkenin kırılganlıklarından bir diğeri yüksek borç stok seviyesi. 2013 yılında %13 seviyelerinde olan borç stokunun/GSYH oranı 2016 yılında %77 civarına tırmandı. Para birimindeki değer kaybının borç stoğunu kısmen iyileştirmesi beklenmekte.

2006 sonlarında OPEC’e üye olan ülke petrol fiyatlarındaki keskin düşüşle 2013 ve 2014 yılında petrol sektöründe daralma yaşamıştı.  (Sırasıyla -%1,1 ve -%2,6)  İhracatının %90’u petrole dayanan ve Sahra altı Afrika’nın en büyük üçüncü büyük ekonomisi olan Angola 2017 yılında %1,1 büyüme kaydetmiş durumda.

2011-2013 döneminde ortalama %10 seviyesinde cari fazla/GSYH oranına sahip ekonomi, 2013 yılından bu yana cari açık vermekte. 2015 yılında %10’lara varan cari açık/GSYH oranının bu sene %6 civarında gerçekleşmesi beklenmekte.

Neticede Ağustos ayında yapılan seçimle 38 yıllık başkanlık koltuğunun değişmesi ardından ekonomiyi desteklemek adına bu kararın alındığı görülüyor. Daha serbest döviz kuruyla birlikte yatırımların artırılması amaçlanıyor.