Kazakistan

3-5 Ocak tarihleri arasında Aralık ayına ait enflasyon verisi açıklanacak.

Petrol ve gaz sektörünün önde gelen ekonomilerinden Kazakistan ekonomisi, petrol fiyatlarının istikrarlı bir seyir izlemesinden olumlu etkilendiği bir yılı geride bıraktı.

Petrol şokunu atlatan ekonomi, yılın ilk dokuz ayında %4,3 düzeyinde büyümüş durumda. Bölgede Rusya’dan sonra ikinci en büyük petrol üretimini yapan Kazakistan’ın bu sene yetkililerin öngörülerinden daha fazla petrol üretimi gerçekleştirerek ekonomiye destek olduğu gözleniyor. Enerji Bakanlığı 81 milyon ton petrol üretimi planlarken; bu sene üretimin 85,5 milyon tona ulaştığı belirtilmekte. 2020 yılına kadar petrol ve gaz üretiminin 120 milyon tona çıkarılması ve 2018’de ilk yenilenebilir enerji satışını yaparak yenilenebilir enerji kaynaklarının ülkenin elektrik üretimindeki payının artırılması amaçlanıyor.

2016 yılının sonunda enflasyonda başlayan düşüş 2017 yılının genelinde yatay bir görünüm sergiledi. Merkez Bankası da enflasyonun %6-8 hedef bandının içerisinde seyretmesinin sayesinde faiz indirim fırsatını kullandı ve toplamda 175 baz puanlık faiz indirimine gitti.  Ekim ayında Ağustos 2016’dan bu yana en yüksek seviyeye yükselen Tenge, enflasyondaki düşüşün hız kesmesine neden oldu. 2018 yılında enflasyonda baz etkisinin aleyhe dönmesi enflasyondaki düşüşü sınırlayabileceği gibi Brent petrolün varil fiyatının USD 60 seviyesinin üzerinde tutunması Tenge’nin nispeten değerlenmesine katkı sağlayabilir. Bu durum enflasyonda kur geçişkenliği kanalıyla aşağı yönlü etkide bulunabilir ancak enerji fiyatlarındaki artış bir yandan da enerji enflasyonu tarafındaki düşüşü sınırlayabilir. Dolayısıyla Tenge’nin pozitif görünümü Merkez Bankası’nın 2017 yılındaki kademeli faiz indiriminin devamını 2018 yılında sürdürmesine imkan sağlayabilir.

IMF verilerine göre 2016 yılında dünyanın 58. büyük ekonomisi olan Kazakistan, 2017 yılında küresel ticaret koşullarının ve petrol fiyatlarının beklentilerden iyi performans sergilemesinden olumlu biçimde etkilendi. Yetkililerin "100 somut adım" hedefi kapsamındaki planlarını hayata geçirmesiyle birlikte önümüzdeki yıllarda petrol dışı ekonominin büyüme içerisindeki payının daha da artması beklenmekte.

 

Gürcistan

Kazakistan’a benzer şekilde aynı tarih aralığında yılın son enflasyon verisi takip edilecek.

2017 yılı Gürcistan ekonomisi için enflasyonun hedefin üzerinde seyrettiği bir dönem olurken; büyüme performansı beklentilerin üzerinde güçlü bir görünüme işaret etti.

Neticede yıllık enflasyonun bir önceki seneye göre yükseliş kaydettiği ve enflasyonun %4 olan hedefin üzerinde seyrettiği bir yıl geride kaldı. 20 Ekim-30 Kasım arasında para birimi Lari’de dolar karşısında gözlenen %8’in üzerindeki değer kaybı ve petrol fiyatlarındaki yükselişin enflasyon beklentilerindeki yaratacağı bozulmanın önüne geçmek için Merkez Bankası bu yıl içerisindeki üçüncü 25 baz puanlık faiz artırımına gitti. 2018 yılında hükümet yetkilileri enflasyonun düşüş trendiyle hedefin altına gerileyeceği ve %3,5 düzeyinde yılı sonlandırmasını beklemekte.

2016 yılının ilk on ayında %2,5 büyüyen ekonomi, 2017 yılının ilk on ayında büyümesini %4,9’a çıkarmış durumda. Bu seneyi %4,5 düzeyinde bir büyümeyle kapatması bekleniyor. Yetkililer, 2018 yılında da büyümedeki olumlu performansın devam edeceğini ve %4,5 düzeyinde bir büyümenin muhtemel olacağını düşünüyor.

Ülkede kamu borcu/GSYH oranı emsallerinden daha iyi bir görünüm sergilemekte. Kamu borcu/GSYH oranı %40 seviyelerinde. Bütçe açığı/GSYH oranı da Maastricht kriteri olan %3’ün altında.

 

Kenya, Gana ve Nijerya

Ayrıca önümüzdeki hafta Afrika’nın önde gelen ülkelerinden Kenya, Nijerya ve Gana’nın PMI verileri açıklanacak. Ülkelerin 2017 yılında nasıl bir performans sergilediğini özetlersek;

 

2017 yılında Kenya ekonomisi tekrarlanan Başkanlık seçimleri nedeniyle baskı altında kaldığı bir dönemi geride bıraktı. Kenya, Gana ve Nijerya’nın PMI verileri karşılaştırıldığında Kenya’nın bölgedeki ekonomilerden bir kademe negatif ayrıştığı gözleniyor. Gana ve Nijerya PMI verileri özellikle yılın ikinci yarısından sonra 50 eşik değerin üzerinde seyretse de Kenya’nın PMI verisi seçim belirsizliğinin de etkisiyle daralmaya işaret ediyor.

Neticede siyasi belirsizlikle kötüleşen risk algısı özel sektör tarafını Kenya’da baskı altında bırakmakta. Doğu Afrika’nın en büyük ekonomisindeki ikiz açık sorunu ise ekonominin kırılganlıklarını artırıyor. 2018 yılında yavaşlayan ekonominin canlandırılması en önemli sorunlardan birini oluşturuyor.

  • Kredilerin yıllık değişimi %2,6 ile son 15 yılın en düşük seviyelerinde.
  • Biri 8 Ağustos’ta diğeri de 26 Ekim’de olan iki seçimi atlatan ülke, bu sene sadece büyüme tarafında kötüleşme göstermedi. İki seçim dönemini geride bırakan ekonomi seçim masrafları ile birlikte bütçe dengesini kötüleştirdi. Bu durum karşısında ülkenin Hazine Bakanlığı da 2017-2018 dönemi bütçe açığı/GSYH oranı öngörüsünü %6,8’tan %8,5’e revize etti.
  • 2014 yılında %10’lu seviyeleri aşan cari açık/GSYH oranı, son 3 yılda çift haneli rakamdan gerilemiş durumda. Ancak 2016 yılında %5,3’e kadar iyileşen cari açık/GSYH oranının bu sene %5,8’e yükselmesi beklenmekte.

​​

Gana petrol fiyatlarından ve üretim artışından bu sene yararlanan ekonomilerden. Batı Afrika’nın ikinci büyük ekonomisi olan Ganaüçüncü çeyrekte %9,3 ile Afrika ülkelerinin genelini kıskandıracak bir büyüme gerçekleştirmiş durumda. Dünyanın en büyük ikinci kakao üreticisi unvanını taşıyan ülke 2015 yılından bu yana IMF programına dahil. 2016 yılında 26 yılın en düşük büyümesini gerçekleştirmesi ardından bu sene enflasyondaki gevşemeyle 550 baz puan faiz indirimi gerçekleştiren Merkez Bankası’nın, gelecek senenin ilk çeyreğinde de faiz indirimlerine devam etmesi beklenmekte.

 

Gana’daki faiz indirimlerine karşın Nijerya politika faizinde bu sene değişikliği tercih etmeyen ülkelerden. 2016 yılında petrol üretiminin 27 yılın en düşük seviyesine gerilemesi ardından resesyona giren ekonomi bu sene artan petrol üretiminin katkısıyla resesyondan  çıkmış durumda ancak ekonomi halen istihdam yaratmakta yetersiz. 2019 yılında Nijerya’da genel seçimler bulunmakta. Seçim öncesi 2018 yılında yetkililer %19 seviyesine yaklaşan işsizlik oranı ve zayıf büyümeyle mücadele etmek zorunda.

 

Mısır

3-8 Ocak tarihleri arasında bir enflasyon verisi de Kuzey Afrika’dan gelecek.

Merkez Bankası dün politika faizini %18,75 seviyesinde sabit bıraktı. Baz etkisi ve sıkı para politikası ile birlikte enflasyonun Kasım ayında düşüşe geçtiğini gözlemlemiştik. 2018 yılı genelinde de baz etkisinin enflasyondaki düşüşü hızlandırması beklenmekte. Yetkililer %26’larda olan enflasyonun yılsonunda hedef olan %13’lere gerileyeceğini düşünmekte. Bütçe dengesini iyileştirmek için sübvansiyonların IMF’nin isteği doğrultusunda azaltılması hem de enflasyonun yüksek seyri hanehalkı harcamaları üzerinde baskı oluşturmakta. Dolayısıyla enflasyonda beklenen düşüş gerçekleşmezse büyüme tarafında tüketici kaleminin zayıf seyrini 2018 yılında da sürdürmesi beklenebilir. Bununla birlikte IMF’nin desteğiyle artan yatırımcı güveniyle yılın başından bu yana ülke rezervleri %45 artmış durumda. Ekonomi yılın ilk dokuz ayında 2010’dan bu yana en yüksek hızda %4,8 düzeyinde büyümüş durumda. Büyümedeki toparlanmayla birlikte işsizlik oranı da 2011 yılından bu yana en düşük seviye olan %11,9’larda bulunmakta.