Ekonomi gündeminin yavaşlayacağı bir aylık döneme güçlenen risk iştahı ile uyanıyoruz.

Geçtiğimiz hafta majör merkez bankaları, Japonya hariç, toplantılarını tamamladılar (Japonya’nın para politikası belirgin, değişiklik beklenmiyor). Siyasi ve diplomatik tarafta konular şekillendi:

  • Brexit görüşmelerinde Avrupa Birliği (AB) ve İngiltere uzlaşmacı tavır takındılar,
  • ABD vergi reformunda ana prensiplerde anlaşmaya varıldı, sene bitmeden yasa tasarısının ABD Başkanı Donald Trump’ın imzasına sunulması bekleniyor.

Böylece 2017 yılını pozitif tonda kapatıyoruz. Uluslararası yatırımcıların önemli bölümü tatile çıkarak Ocak ayının ikinci haftasında tekrar terminallerinin başına dönecekler. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası da 18 Ocak günü para politikası kurulunu toplayacak.

Bu hafta yurt-içinde tüketici güveni ve konut verilerini izleyeceğiz. Her iki veri de haftanın sonraki kısmında açıklanacaklar.

Yurt-dışında Almanya’nın IFO anketi ana değişken. İlaveten Avrupa geneli için de tüketici güvenini gözlemleyeceğiz.

ABD’de dayanıklı mal (demirbaş) siparişleri yatırımların temposunu gösterecek. ABD’de iktisadi canlanmanın önümüzdeki yıl genele yayılması bekleniyor. Kapasite kullanımı Türkiye gibi ABD’de yüksek seyrediyor. İmalat sanayindeki artış ivmesi, kurulu kapasitenin zorlanmasıyla sonuçlanıyor. Bu sene ABD’de yatırımların arttığını gördük. Yatırımlardaki ivmenin önümüzdeki yılda sürmesi bekleniyor.

Çin’de bugün ekonomi konseyi toplantısı başlayacak. Ekonomideki yüksek borçluluk nedeniyle finansal istikrar gündemdeki ana madde. Büyüme yönlendirmesinde aşağı yönlü ayarlama görebiliriz. Aynı zamanda Çin’de konut sektörü istatistikleri açıklanacak. Çin’de önümüzdeki sene finansal istikrar dahilinde konut piyasasında yavaşlama bekleniyor (Şekil 1). Çin konut piyasası küresel hammadde talebinde belirleyici. Geçtiğimiz hafta Çin hükümeti demir ihracatındaki vergilerde düzenlemeye gitti. Kapasite fazlası, şirketlerin kar marjlarını baskılayan faktör. Hammadde fiyatları artarken, üreticiler çıktı fiyatları üzerinden kar marjlarını koruyabilmişlerdi. Son iki yıllık süreçte üretici fiyatları endeksi ve kar marjlarındaki artış bağlantılıydılar. Üretici fiyatlarındaki artış hızının azalmaya başlaması, şirket karlılıkları üzerindeki rahatlatıcı etkiyi ortadan kaldırabilir. Çin hükümeti, ekonomideki dengeleri bozmadan iktisadi faaliyeti soğutmaya çalışıyor. İhracat vergisindeki düzenleme gibi yöntemlerle önümüzdeki sene kar marjı daralması ihtimaline karşı sanayi şirketlerinin rahatlatılması amaçlanıyor. Üretici fiyatları açısından kritik gelişmenin Türkiye’ye yansımalarını önümüzdeki sene içerisinde görebiliriz.

Şekil 1: Çin’de bireysel konut kredilerinin seyri.

Kaynak: Bloomberg

S&P500, vadeli işlemlerde %0,01 oranında değer kazanırken, Dolar / TL kotasyonları 3,8610 seviyesinden geçiyorlar.

Sepet: 4.2004 0.00%
Doğu Avrupa Kurları: 0.01%
EMFX: 0.03%
DXY: 93.9
Euro: 1.176 0.09%
Japon Yeni: -0.03%
Hisse Oynaklığı (VIX): 9.4
Faiz Oynaklığı (MOVE): 46.4
ABD 10 yıl vadeli devlet tahvil faizi: 2.37%
ABD Hisseler: S&P500 0.90% Vadeli  0.98%
Altın (ons başına) 1255.3
Petrol: 63.3
Çin Şanghay Endeksi (yerel para birimi cinsi): -0.14%

​ ​​​​​​​​​​​​​​​​​​​​​​​​​​​​​​​