Yurt-içinde Ödemeler Dengesi, yurt-dışında FED tutanakları günü sabahına İspanya’da durulan siyasi tansiyon ile uyanıyoruz.

Dün, IMF Türkiye’nin 2017 yılı için büyüme beklentisini %2,5 oranından %5,1 oranına güncelledi. 27 Mart günü yazdığımız değerlendirmede (ekte) Türkiye’nin üçüncü çeyrekte %6 ila %7 büyüme bandına ulaşacağını belirtmiştik. Geldiğimiz noktada üçüncü çeyrekte büyümenin daha da üst seviyelere ulaşacağı belki de çift haneleri zorlayacağı anlaşılıyor. Aradan geçen süre zarfında piyasadaki beklentilerin yukarı yönlü güncelleneceğini tartışmıştık. Gerçekten de ülke büyümesine ilişkin güncellemeler açıklanmaya başladığında bu sefer sıranın Avrupa ekonomilerine geldiği görüşümüzü de belirtmiştik. Çünkü; Türkiye, Avrupa için öncü gösterge niteliğinde. Tedarik zinciri yaklaşımımızda Avrupa değer zincirinde Türkiye önce geliyor. Tıpkı Temmuz Türkiye sınai üretim – Ağustos Almanya sınai üretim güçlü artışlarında gördüğümüz üzere eğer Türkiye’nin verileri belirli bir eğilime giriyorlarsa bunun bir vade sonra Avrupa’da gerçekleşme olasılığı yüksek. Türkiye’nin ardından piyasada Avrupa büyümesine yönelik güncellemeleri de gözlemledik. Alman Handelsblatt gazetesinin haberine göre Alman hükümetinin kendisi bu yıl için daha önceden açıkladığı %1,5’den %1,9’a çıkardığı büyümeyi %2 oranına güncelleyecek. Almanya’dan önce Türkiye, Orta Vadeli Program’da (OVP) büyümeyi %4,4 oranından %5,5 oranına yükseltmişti!

Pazar günü gelişen diplomasi trafiğinin ardından içinden geçtiğimiz süreci 2006 veya 2013 yılına benzeten yorumlarla karşılaştık. Her iki dönemin ortak özelliği FED’in sıkılaştırma sürecine yönelik beklenmedik gelişmelerdi. 2006 yılında FED’in faiz arttırması, 2013 yılında ise dönemin FED Başkanı Ben Bernanke’nin amacının ötesine giden açıklamaları Gelişen Ülke Kurları’nda (EMFX) panikle sonuçlanmıştı. Günümüzde FED’in ne kadar sürede ne yapacağı neredeyse belli. “Cari” faiz oranı yerine “sanal” faiz (projeksiyonlar) para politikasının ana enstrümanı halinde. Riskler ise asimetrik ve aşağı yönde yoğunlaşıyor. Bu akşam TSİ 21:00’de FED’in yayımlayacağı tutanakları piyasa bu doğrultuda izleyecektir.

TSİ 10:00’da merkez bankası, Ağustos ayı Ödemeler Dengesi tablosunu açıklayacak. Altın ithalatının etkisiyle cari açık artıyor. Altın etkisi hariç tutulduğunda temel mal ve hizmet dengesi iyileşme eğilimini sürdürüyor. Dün Almanya’da açıklanan dış ticaret verilerine göre ihracat Ağustos ayında %3,1 oranında arttı. Beklenti yalnızca %1,1 oranında artıştı. Almanya ihracatının önemli bölümünü Euro Bölgesi’ne sevk etmekte. Almanya’nın dış ticaret performansı para birliğinin iktisadi faaliyeti için iyi bir gösterge. Yılın son çeyreğinde Euro Bölgesi ekonomisinin canlılığını sürdüreceği anlaşılıyor. Türkiye’de iç talepte yavaşlama beklentimize karşın dış talebin canlı seyredeceği görüşümüzü koruyoruz. Temel mal ve hizmet dengesindeki iyileşmeyle net ihracatın son çeyrekte büyümeye pozitif katkı yapabileceğini düşünüyoruz.

S&P500, vadeli işlemlerde yatay, Dolar / TL kotasyonları 3,7052 seviyesinden geçiyorlar.

Sepet: 4.0387 0.22%
Doğu Avrupa Kurları: -0.07%
EMFX: 0.01%
DXY: 93.3
Euro: 1.1804 -0.03%
Japon Yeni: 0.00%
Hisse Oynaklığı (VIX): 10.1
Faiz Oynaklığı (MOVE): 55.0
ABD 10 yıl vadeli devlet tahvil faizi: 2.36%
ABD Hisseler: S&P500 0.23% Vadeli -0.01%
Altın (ons başına) 1288.2
Petrol: 56.7
MSCI Türkiye Endeksi (t-1): 3.01%%
Türkiye ETF'i: 1.26%
MSCI Gelişen Piyasalar Hisse (t-1): 1.10%

​ ​​​​​​​​​​​