Merkez Bankası, 2020 yıl sonu enflasyon tahminini değiştirmeyerek %8,2 seviyesinde sabit bıraktı.  Halihazırda enflasyon aralık ayında %11,84 seviyesinde bulunuyor. Yeni Ekonomi Programı'nda bu yıl sonu için enflasyon %8,5 tahmin edilirken, gelecek sene için %6 öngörülüyordu.

TCMB'nin ocak ayı Beklenti Anketine göre ise, cari yıl sonu TÜFE beklentisi %10,07'den %10,01'e gerilerken, 12 ay sonrası TÜFE beklentisi %10,07'den %9,54'e, 24 ay sonrası TÜFE beklentisi ise %8,94'ten %8,51'e inmişti.​

1.png

Enflasyon Tahminlerinin Sabit Bırakılmasının Nedenleri

Büyümenin bu yıl itibarıyla potansiyele yakınsamayı sürdüreceği beklentisinin etkisiyle çıktı açığındaki kısmi yukarı yönlü revizeye karşın, 2020 yıl sonu enflasyon tahmini, enflasyon eğilimindeki iyileşme, gıda fiyatlarının yatay seyretmesi ve TL cinsi ithalat fiyatlarındaki gerileme ile %8,2'de sabit bırakıldı. Özellikle TCMB Başkanı Murat Uysal gerçekleştirdiği konuşmada, geçen yılın son çeyreğinden itibaren iktisadi faaliyette canlanmanın gözlendiğini ve yurt içi talebin kademeli güçlenmeye devam etmesini beklediklerini belirtmesinin yanında, toplam talep koşullarının enflasyonist olmayacağını tahmin ettiklerini vurguladı. Nitekim TCMB, 2020 yılının ilk çeyreğinden itibaren enflasyonda tek hane beklemekte. 2021 yıl sonu enflasyon tahmini de sabit bırakıldı. 2021 yılında enflasyonun %5,4 gerçekleşmesi beklenmekte. Özellikle TCMB'nin, enflasyondaki düşüşün sürekliliğini sağlamaya odaklanan parasal duruşun ve makro politika koordinasyonunun sürdürülmesiyle birlikte 2020 ve 2021 yıl sonu enflasyon tahminlerinde değişiklik yapmadığı gözlenmektedir.

Bu yıl sonu için gıda enflasyonu tahmini sabit bırakılırken, petrol tahmini ise Merkez Bankası tarafından yukarı çekildi. 2020 yıl sonu gıda enflasyonu %11 seviyesinde sabit tutuldu. Mevcut durumda gıda enflasyonu %10,89 seviyesinde. Petrol fiyatları da bu yıl için ortalama olarak 57,7 dolardan 60 dolara çekildi.

  • 2020 yıl sonu enflasyon tahminini %8,2 seviyesinde sabit tuttu. (Orta noktası %8,2 olmak üzere %6,2-%10,2 tahmin aralığı)
  • 2021 yıl sonu enflasyon tahminini %5,4'de sabit bıraktı.(Orta noktası %5,4 olmak üzere  %3,0-%7,8 tahmin aralığı)​

Varsayımlardaki Güncellemelerin Toplu Hali

2.png 

Enflasyonun ana eğiliminde ılımlı seyrin korunduğuna dikkat çekildi. Enflasyon beklentilerinde iyileşmenin genele yayıldığı belirtildi. Enflasyonda geçen sene yaşanan %8,5'lik düşüşte ana etkenin birikimli döviz kuru etkilerinin zayıflaması olduğu, ılımlı talep koşullarının ve işlenmemiş gıda ve ithalat fiyat gelişmelerinin düşüşe destek veren diğer koşullar olduğu vurgulandı.

​Raporda öne çıkan diğer gelişmelere baktığımızda,​

  • Kredi faizlerindeki gerileme ve ZK düzenlemelerinin etkin kullanımı ve iç talepteki toparlanma ile kredi büyümesinde yılın 3. çeyreğinde başlayan canlanma devam etmekte.
  • Son çeyrekte enflasyonun ana eğiliminde döviz kuru, iç talep koşulları ve üretici fiyatlarındaki gelişmelere bağlı olarak ılımlı seyrin korunduğu ve 2020 yılında da KDV oranlarında indirime gidilmesi ve alkol-tütün oranlarında verginin sabit tutulmasının enflasyonu sınırlayacağı vurgulanmakta.
  • İktisadi faaliyet, iç talep öncülüğünde toparlanmakta, toparlanmanın sektörel yayılımındaki iyileşmenin devam ettiği vurgulanmakta. Bu kapsamda Ekim dönemi istihdamı artışına ve işsizlik oranlarının kısmi düştüğüne atıf yapılmakta. Yatırımların zayıf seyretmekte, ama toparlanma işaretleri vermekte olduğu, net ihracatın ise uzun bir aradan sonra büyümeye negatif katkı verdiği vurgulanmış ve 2020 yılında iktisadi faaliyetteki toparlanmanın devam edeceği öngörülmekte.
  • Kamu harcamalarının büyümeye katkısı devam etmiştir.
  • Ayrıca küresel büyüme görünümündeki zayıflığın dış talebi kısmen yavaşlatmakta olduğu, fakat pazar çeşitlendirmesi esnekliği, rekabet gücü kazanımları ve turizmdeki güçlü seyrin mal ve hizmet ihracatını artırmakta olduğu vurgulanmakta. Bu durum cari işlemler dengesine olumlu katkı yapmaya devam etmekte.
  • 2020 yılında da büyümenin potansiyele yaklaşacağı, fakat çıktı açığındaki seviyeler sebebiyle enflasyonist baskı beklenmediği yurt içi talebin ise yatırım ve istihdamdaki artış ile artacağı öngörülmektedir.
  • Maliye politikasının da enflasyondaki düşüşe koordineli katkı yapmaya devam edeceği öngörülmekte.

Para Politikası ve Görünüm

  • Temkinli parasal duruşun sürdürülmesi ve bekleyişlerdeki iyileşmenin devam etmesi ile enflasyondaki düşüş eğiliminin devam edeceği öngörülmekte.
  • Politika faizlerindeki indirimlere ek olarak enflasyon beklentileri ve ülke risk primindeki düşüşün de katkısıyla uzun vadeli faiz oranlarının aşağı geldiği, döviz kuru oynaklığında da görece düşük seviyelerin gerçekleştiği vurgulanmakta.
  • Finansal koşullardaki gevşeme ile düşen kredi faizlerinin belirgin gerilediği ve bunun da kredi kanalı yoluyla iktisadi faaliyeti desteklemeye devam etmekte olduğu, ayrıca ZK adımlarının ve kamu bankaları öncülüğünde düşük faizli konut ve ihtiyaç kredisi kampanyalarının bu sürece destek verdiği belirtilmekte.

Ayrıca TCMB Başkanı Uysal soru cevap kısmında;

  • TLREF endeksli ihraçların piyasa derinliğine katkı sağlayacağını düşündüklerini belirtti.
  • Toplantı sayısının 12'ye çıkarılmasının karar süreçlerinde esneklik sağlayacağını belirtti.
  • Para politikasının enflasyon görünümüyle uyumlu olduğunu söyledi.
  • Vergi ayarlamalarının enflasyon görünümünü olumlu etkilediğini vurguladı.
  • Yapılan swap işlemleri ile ilgili soru üzerine BİST swap işlemlerinin 9,5-10 milyar USD arası olduğunu ve yaklaşık maliyetin %11 civarında olduğunu, yabancı merkez bankaları ile yapılan swap miktarının 6 milyar USD olduğunu belirtti.
  • 2019 yılında manevra alanının kullanıldığını ve sonraki adımlarının da veri odaklı olacağını belirtti.
  • Gelen soru üzerine  kamu bankalarının BDDK'nın belirlediği limitler çerçevesinde döviz işlemleri yaptığını ve kendi yönetim pozisyonları olduğunu belirtti, ayrıca elden geldiğince mevcut rezervlerde rahat bir pozisyonda olduklarını, ama piyasa koşulları elverdiği müddetçe rezerv artırma eğiliminde olduklarını belirtti. TCMB döviz kurundaki istikrarı sağlamak için gerekli adımları atma imkanına sahip olduğunu vurguladı.
  • Ayrıca tahvil portföyü için analitik bilançonun %5'i kriteri koyduklarını bu kapsamda tahvil alımlarına devam edileceğini belirtti. 
  • Kredi büyümesinin 2020 yılı için TL kredilerde %20'lerde ve YP kredilerde yatay ve toplamda %15 ile enflasyon tahminleriyle de uyumlu olduğunu, bireysel kredilerde başlayan canlanmanın ticari kredilere de yansıdığını gördüklerini belirtti.
  • TCMB'nin herhangi bir kur hedefi olmadığını mevcut seviyelerin rekabetçi olduğunu düşündüklerini belirtti.
  • Dolarizasyonla ilgili bir soru üzerine halen %51 ile yüksek bir seviye olunduğunu, fakat düşme eğiliminde olduğunu ve azalma trendinin zamana yayılarak devam edeceğini belirtti.
  • Reel getiri ile ilgili bir soru üzerine ise reel getirinin dinamik bir kavram olduğunu ve pozitif tarafta olduklarını düşündüğünü vurguladı.
  • Korona virüs ile ilgili ilk tepkinin riskten kaçınma şeklinde olduğunu, petrol fiyatları üzerinde ve sermaye akımları üzerinde etkisi olabileceğini belirtti.

Enflasyon Raporu'nda küresel enflasyon ve büyüme görünümüne de ayrı bir yer verilmekte. Consensus Forecasts bültenleri baz alınarak Merkez Bankası'nın, küresel ekonominin görünümüne ilişkin değerlendirmelerini incelediğimizde,

Küresel büyüme konusunda ekim ayına göre küresel ekonomide yatay bir görünümün oluştuğu Merkez Bankası tarafından değerlendirilmekte. Bölgeler ve ülkeler bazında 2020 yılına ilişkin büyüme tahminleri incelendiğinde ise, gelişmekte olan ülkelerden Asya Pasifik Bölgesi'nde Hindistan için ve Latin Amerika Bölgesi için ve gelişmiş ülkelerde ise İspanya için aşağı yönlü güncellenirken, Çin tarafında ise 2020 yılında yatay seyir öngörülmektedir. Buna karşın, Euro Bölgesi için büyüme tahminlerinde ise 2019 ve 2020 yılları için Almanya öncülüğünde hafif yukarı yönlü toparlanmanın yanında, İngiltere ve Japonya'da da özellikle 2020 yılı için sınırlı güçlenme beklenmektedir.    ​

3.png 

Küresel büyüme görünümündeki zayıf seyrin devam etmesine karşın, küresel çapa para politikalarının büyümeyi destekleyici yöndeki durumu ve küresel belirsizliğin kısmi azalmasıyla emtia ve ham petrol fiyatlarındaki yükselişle birlikte 2019 yılının son çeyreğinde, manşet enflasyon oranlarının gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde yükseldiği vurgulanmış. 2020 yılına ilişkin manşet enflasyon beklentilerinin ise, birçok gelişmiş ülke için bir miktar düşüş sergilediği ifade edilmiş. Özellikle, zayıf küresel büyüme görünümünün yanında, 2020 yılına yönelik güçlü petrol üretimi beklentileri ve Çin kaynaklı virüs salgınının talep üzerindeki olası etkilerinin ham petrol fiyatları üzerinde aşağı yönlü riskler olarak öne çıktığına dikkat çekilmiş. 

4.png