​​

Hazine ve Maliye Bakanımız Berat Albayrak, bugün 2021-2023 dönemine yönelik Yeni Ekonomi Programı'nı (YEP) açıkladı. Bu programın ana temaları Yeni Dengelenme, Yeni Normal ve Yeni Ekonomi olarak belirlendi. Bakan Albayrak, YEP döneminde kamu yatırımlarını sağlık, demiryolu yatırımı, sulama projeleri, eğitim alanına yoğunlaştıracaklarını ve finansal istikrar için TL bazlı finansal ürünlerin teşviki, dolarizasyonun azaltılmasının öncelikli hedeflerinden olacağını belirtti. Albayrak, salgın dönemine özgü genişlemeci politikaların kademeli olarak terkedilmeye başlandığını ifade ederken, bu durum TCMB'nin faiz artırımı, BDDK'nın swap ve aktif rasyo düzenlemesi gibi adımlarının devamının gelebileceğine işaret etmekte.

Son TCMB Beklenti Anketi'ni baz aldığımızda, YEP'teki enflasyon ve büyüme tahminlerinin piyasa tahminlerinden biraz daha iyimser tarafta kaldığını görüyoruz. Bununla birlikte salgının belirsizliği sonucu alternatif senaryolar yapılması olumlu olarak algılandı. Pandemi sürecinde Hükümet'in sağladığı teşvikler ve destek paketlerinin toplamının 494 milyar TL'ye ulaştığı ve milli gelirin %10'unu bulduğu ifade edildi. Salgında kamu bankalarıyla 267,4 milyar TL kredi finansman imkanı sağlandığı belirtilirken, salgının turizme etkisinin 25 milyar USD civarında olduğu vurgulandı. 

19.png20.png

Programın detaylarına baktığımızda,

Baz etkisinin de katkısıyla gelecek sene potansiyel büyümeye ulaşma hedefleniyor.

  • Büyümenin 4. çeyrekte ivme kaybedeceği (yüksek baz etkisi bulunuyor) beklentisine karşılık bu sene için %0,3 düzeyinde pozitif büyüme bekleniyor. Bu tahmin ise güçlü bir 'V' tipi toparlanma ile bu senenin üçüncü çeyreğinde yıllık bazda pozitif bir büyüme gerçekleşeceğini işaret ediyor. Ancak toparlanmanın tüm sektörlere yayılmadığı, özellikle turizm, ulaşım ve hizmetlerde toparlanmanın istenen seviyede olmadığı vurgulanıyor. 2020 yılında %0,3 büyümenin 5,3 puanını yurt içi talebin oluşturduğu, net ihracatın ise büyümeyi -5 puan negatif etkilediği öngörülüyor.
  • Gelecek sene için ise %5,8 düzeyinde bir büyüme öngörülüyor. Kurun rekabetçi seviyelerini de dikkate aldığımızda gelecek sene ihracat ile iç talep büyümesinin daha dengeli dağılması öngörülüyor. 2021 yılında tarım sektörünün büyümeye uzun dönem ortalamasının üzerinde katkı vermesi, inşaat sektörünün ise sınırlı pozitif katkı vermesi beklenmekte. Gelecek sene üretim ve ihracat ile bağlantılı hizmet sektörlerindeki toparlanma ve turizmde beklenen iyileşmeyle birlikte hizmetler sektörünün büyümeye yüksek bir katkı yapması öngörülmekte. 2022 ve 2023 yılında ise ihracatın büyümeye katkısının daha sınırlı olması ve yurt içi talep ağırlıklı bir büyüme öngörülmekte. 2022 ve 2023 büyüme beklentileri ise %5 olarak  açıklandı. ​
  • Pandemi dönemindeki belirsizliğin göz önüne alınarak paylaşılan kötümser senaryoda 2020 yılı için %1,5 daralma, 2021 yılında %3,7 büyüme değerlendirilmekte. Bu beklentilerin TCMB Beklenti Anketi'ndeki anket katılımcılarının beklentilerine yakın olduğunu görmekteyiz. 
  • ​GSYH'in  dolar cinsinden geçen seneki 761 milyar dolardan bu sene 702 milyar dolara gerilemesi beklenirken; kişi başına gelirin 2023 yılına kadar 10 bin dolar seviyesinin altında kalacağı öngörülüyor. ​

Büyüme 

21.png 

Enflasyonun %5 hedefine yaklaşması bir yıl daha ötelendi.

  • Yıllık enflasyonun bu seneyi %10,5 seviyesinden kapatması beklenirken; 2021 yılında enflasyonun %8 seviyesine gerilemesi öngörülüyor.
  • Tahminler, %5 olan enflasyon hedefinin en azından 2023 yılına kadar ulaşılamayacağını gösteriyor. 2022 yılı enflasyon beklentisi %6 ve 2023 yılı beklentisi ise %4,9 seviyesinde öngörülmekte. Önceki YEP'te enflasyonun 2022 yılının sonunda %5'in altına gerilemesi öngörülüyordu. Ancak salgın kaynaklı birim maliyetteki artışlar ve kur etkisi enflasyon hedefine yaklaşmayı bir yıl ötelemiş görünüyor.
  • 28 Ekim'de açıklanacak TCMB Enflasyon Raporu'nda da yıl sonu enflasyon tahmininin de %11 civarına çıkarılması beklenebilir. TCMB, 2021 yılı için de %6,2 seviyesinde bir enflasyon tahmini paylaşıyordu. Onun da %8'in üzerine revize edildiğini görebiliriz. Enflasyon Raporu öncesinde 22 Ekim'deki PPK toplantısını izleyeceğiz, döviz kuru hareketlerinin arttığı bir ortamda TCMB'nin likidite adımlarını da nasıl şekillendirdiğini yakından takip edeceğiz.​
  • Petrol fiyatlarının bu sene ortalama 42,4 USD seviyesinde seyretmesi öngörülürken, 2023 yılında dahi 2019 yılındaki ortalama seviyelere erişemeyeceği öngörülüyor.
  • Bu arada Albayrak, fiyat istikrarının sağlanması ve enflasyonun kalıcı tek haneli olmasının öncelikleri olmaya devam edeceğini ve gıda fiyatlarında istikrara katkı sağlamak için girdi finansmanı ve avans mekanizmasını uygulamaya alacaklarını ve pilot uygulamayı TürkŞeker'le başlattıklarını belirtti.
  • Kurdaki değişimin enflasyon etkisini en aza indirgemek için yerlileştirme programlarına ve TL bazlı alım kontratlarına hali hazırda başladıklarını ve daha da artırarak devam edeceklerini söyledi.​

Enflasyon

23.png Bütçe açığı/GSYH oranında hızlı bir iyileşmeden ziyade temkinli davranılarak kademeli bir iyileşme öngörülüyor.​

  • YEP'te bütçe açığı/GSYH oranının 2020 beklentisi %4,9 seviyesinde, 2021 beklentisi ise büyümenin toparlanmasıyla hafif bir şekilde iyileştirilerek %4,3 seviyesine getirilmiş. Maliye politikası ile ekonomiye desteğin bu seneye nazaran daha sınırlı da olsa süreceğini işaret eden tahminler, 2023 yılında da bütçe açığı/GSYH oranının Maastricht kriterinin üzerinde kalacağına işaret ediyor. Bütçe açığı/GSYH oranının 2022 yılında %3,9 seviyesinde ve 2023 yılında %3,5 seviyesinde olması öngörülmekte.
  • 2021-2022 döneminde tek seferlik gelir diye tabir ettiğimiz diğer gelirlerin, 2019 yılına göre daha mütevazi öngörüldüğü ve vergi gelirlerinde diğer gelirlere göre daha belirgin artış beklendiği görülmekte.  
  • Neticede salgın sürecinin olumsuz etkilerini ortadan kaldırmak için bütçeye yansıyan maliyetlerin, önümüzdeki dönemde azalarak ekonomik faaliyette yaşanan iyileşmeye bağlı olarak bütçe gelirlerini artıracağı öngörülmekte.

Bütçe Açığı/GSYH Oranı 

24.pngAB tanımlı borç stokunun GSYH'ye oranı, 2020'de %41,1, 2021'de %40,8, 2022'de %41,6, 2023'te %41,8 öngörülmekte. Bu seviyeler halen Maastricht kriterinin belirgin altında.

AB tanımlı borç stoku/GSYH Oranı

25.png2023 yılında cari denge/GSYH oranının pozitif gerçekleşmesi bekleniyor.

  • YEP'te 2020 yılı cari denge/GSYH beklentisinin ise -%3,5 seviyesinde gerçekleşmesi beklenmekte. (Mevcut durumda ilk 7 aydaki cari açık 21,6  milyar USD seviyesinde. Yıl sonunda ise YEP'te 24,4 milyar USD cari açık beklenmekte. Bu durum da yılın kalan 5 ayında cari açık toplamının 2,8 milyar USD gerçekleşmesi gerekiyor. Ağustos ayında 4-5 milyar USD civarında cari açık beklemekteyiz, bu durum yılın son 4 ayında daha ılımlı bir dış ticaret açığı ve altın ithalatı beklentisi olduğuna işaret ediyor.)
     
  • Salgının turizm sektörüne etkisinin 25 milyar USD civarında, altın ve turizm etkisinden  arındırılmış 2020 yılı cari denge/GSYH beklentisinin %1,7 olduğu belirtildi. Bununla birlikte turizmde çeşitliliği artırarak, 12 aya yaygın hale getirmenin planlandığı görülüyor.
     
  • Dış talepteki artış, turizm gelirlerinde beklenen güçlü toparlanma ve altın talebinde normalleşme ile cari açığın 2021 yılında ılımlı seyretmesi öngörülmekte.
     
  • Yenilenecek doğalgaz kontratları ve Karadeniz'deki doğalgaz keşfinin etkisiyle oluşacak uygun enerji ithalat fiyatlarının cari dengeye katkı sağlaması beklenmekte. (Nijerya (LNG), Cezayir (LNG), Rusya (Balkan Rotası) kontratları 2021'de, Azerbaycan ile anlaşma da 2022'de bitecek.)

  • Turizm gelirlerinde 2019 yılındaki seviyeye 2022 yılında ulaşılacağı düşünülmekte: Seyahat gelirlerinin 2020'de 10,3 milyar USD, 2021'de 19,8 milyar USD, 2022'de 29,8 milyar USD, 2023'te 35 milyar USD olması öngörülüyor.

  • Albayrak, KOBİ'lerimizi destekleyerek küresel tedarikteki payımızı ve e-ihracatı artırmanın, politikalarının önceliği olacağını ve  Kalkınma ve Yatırım Bankası ve Eximbank'ta yeni dönemin çok başka bir sürecin önünü açacağını ve madencilik alanında katma değerli üretime yönelik yatırımlara önem vereceklerini de belirtti.

Cari Denge/GSYH Oranı

26.pngİşsizlik oranındaki çift haneli görünüme devam.

Program dönemi boyunca istihdamın yıllık ortalama 1 milyon 336 bin kişi artması ve iş gücü katılım oranlarındaki artışa rağmen işsizlik oranının kademeli olarak gerilemesi öngörülmüş. Gelecek sene işsizlik oranının %12,9'a gerilemesi bekleniyor, 2022 ve 2023'de ise sırasıyla beklentiler %11,8 ve %10,9 seviyesinde.

Bu sene işsizlik oranının ortalama %13,8 seviyesinde gerçekleşmesi bekleniyor. Mevcut durumda işsizlik oranı haziran dönemi itibarıyla %13,4 seviyesinde. Bu seviyeye ulaşması için işsizlik oranının yılın geri kalanında ortalama %14,3 seviyesinde gerçekleşmesi beklenmekte.

İşsizlik Oranı

27.pngKarşılaştırmalar

28.png